Gazeteci İsmail Arı’ya “Menzil’in Kasası” kitabı nedeniyle soruşturma açıldı, kitabın toplatılıp “imha edilmesi” istendi: “Tüm bunlar hafıza silmek için yapılıyor”

BirGün Muhabiri İsmail Arı hakkında, “Menzil’in Kasası” kitabı nedeniyle soruşturma açıldı. Suç duyurusunda bulunan TÜMSİAD üyesi Kamil İnce, kitabın toplatılarak “imha edilmesini” istedi. Kitabının yayınlamasının ardından birçok engellemeye ve sansür girişimine maruz kaldığını dile getiren Arı, “Bu tür konularda hep ‘Suya yazı yazıyoruz’ diyorum. Haberlerimize ya saatler içinde yayın yasağı getiriliyor ya da erişim engeli. Hatta artık kitabın imha edilmesini bile konuşuluyor. Tüm bunlar hafıza silmek için yapılıyor. Kitabımın yayımlanmasından sonraki birçok tehdidi sosyal medyada da paylaştım ve ayrıca suç duyurularında da bulundum. Her hafta en az birkaç defa beni ifadeye çağıran yargı benim şikâyetlerim karşısında üç maymunu oynuyor” dedi.

BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında, Menzil Cemaati’nin ticari ilişkileri ile kamudaki örgütlenmesini anlattığı “Menzil’in Kasası” isimli kitabı nedeniyle soruşturma başlatıldı. Soruşturma, kitabın bir bölümünde yer alan, Menzil Cemaati’nin iş insanları derneği olan TÜMSİAD’ın üyesi Kamil İnce’nin İsmail Arı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunda bulunan İnce, kitapta iftira içerikleri bulunduğunu, kişilik haklarına yönelik saldırı gerçekleştirildiğini, ticari itibarının zedelendiğini ve telafisi imkansız zararlara neden olacağını iddia etti. Başvuruda, “…Sanki ortada yasa dışı bir suç örgütü olduğu müvekkilin ve şirketinin de bu örgütün üyesi olduğu imajı oluşturmaya çalışmaktadır” ifadelerine yer verildi.

İnce, suç duyurusunda kitabın toplatılıp imha edilmesini ve Arı’nın cezalandırılmasını talep etti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise şikâyetin ardından soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Arı’nın ifadesinin alınacağını ifade edildi.

“Cemaate mensup iş insanları bu derneğe üye”

Yaşanan süreci değerlendiren Arı, TÜMSİAD’ı önemli kılan noktanın Menzil Cemaati’nin en önemli oluşumlarından biri olması olduğunu belirterek, “Tıpkı Fetullahçılarda olduğu gibi cemaate mensup iş insanları bu derneğe üye. Derneğin internet sitesinden kimlerin üye olduğu, üyelerinin şirketlerinin isimleri ve hangi alanda ticari faaliyet yürüttükleri açıkça yazıyor. Hatta bir de bu derneğin dergisi var. O dergiye de derneğe üye olmayan ancak ilan-reklam veren birçok şirket olduğu anlaşılıyor. Hatta kamu kurum ve kuruluşları da boy boy reklam veriyor. Bu da yetmiyor Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar TÜMSİAD’ın etkinliklerine, davetlerine ve toplantılarına katılıyor” dedi.

Kitabımın toplatılmasını ve imha edilmesini isteyen Kamil İncenin de bu derneğin üyelerinden biri olduğunu aktaran Arı, İnce’ye dair, sadece küçük bir paragrafın yer aldığını, şirketin sermayesini ve hangi alanda ticari faaliyet yürüttüğünden bahsettiğini söyledi.

Arı, “Kitabımda da Kamil İnce’yi şöyle anlatmıştım: ‘Kabmak Makine’nin sahibi. Şirketinin sermayesi ise 15 milyon TL. İnce, birçok alan üretim yapan fabrikalarda kullanılan makineleri üretiyor. Şirketin internet sitesinde ‘Kabmak dünyadaki en önemli makina üreticilerinden biri olmuştur… Kabmak anahtar teslim fabrika üretmektedir’ deniliyor” diye konuştu.

“Savcı soruşturmayı ifademe başvuracak kadar genişletti”

İnce’nin kitabın toplatılıp imha edilmesi ve cezalandırılmamı talep ederek yaptığı suç duyurusunda, “Ben bu derneğin üyesi değilim. Bu dernekle benim alakam yok” demediğini belirten Arı, buna rağmen savcının soruşturmayı ifadesine başvuracak kadar genişlettiğini vurguladı. Yaşadığını durumun ülkenin içinde bulunduğu halin bir özeti olduğunu dile getiren Arı, “Yıllardır yargının sopa gibi birilerinin başının üzerinden sallandırıldığı, korkutma veya sindirme aracı olarak kullanıldığı tartışılıyor” dedi.

Kitabın toplatılıp imha edilmesi talebini değerlendiren Arı, şunları söyledi:

“Beni ifadeye çağıran yargı benim şikâyetlerim karşısında üç maymunu oynuyor”

Kitabının yayınlamasının ardından birçok engellemeye ve sansür girişimine maruz kaldığını ifade eden Arı, “Kitabımı birçok yer satmıyor. Örneğin D&R, satmıyoruz diyemiyor ‘stokumuzda yok’ diyor kitabı soranlara. Kitap yayımlandıktan sonra birçok tehdit aldım cemaat mensupları tarafından. Kamil İnce’nin şikâyetiyle hakkımda soruşturma açıldı ama sadece İnce de değil. Örneğin kitapta bahsi geçen bir başka iş insanı da Tekin Yayınevi’ne ihtarname göndererek kitabın toplatılmasını istedi. Yani kitap yayımlanalı aylar oldu ama aylardır çeşitli yollar deneniyor. Kitabımın yayımlanmasından sonraki birçok tehdidi sosyal medyada da paylaştım ve ayrıca suç duyurularında da bulundum. Fakat ısrarla suç duyurularıma bir işlem yapılmıyor. Her hafta en az birkaç defa beni ifadeye çağıran yargı benim şikâyetlerim karşısında üç maymunu oynuyor. Savcılar şikâyetlerimi görünce başlarını çeviriyorlar, işlem yapmıyor” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x